DünyaEKONOMIHaberHAYATTÜRKIYE

2020’a girince Türkiye Ekonomisidir…

Türkiye ekonomisini değerlendirirken sadece Türkiye’ye bakmak hiçbir zaman yeterli ve doğru bir analiz olmayacaktır. Çünkü Türkiye büyümekte ve gelişmekte olan; ama aynı zamanda hem iç hem de dış faktörlerden kaynaklı olarak belli kırılganlıkları olan bir ekonomidir.

Önemli alanlardaki dışa bağımlılığı nedeni ile de dış faktörlerin etkisi ülke ekonomimizde iç faktörler kadar önem arz etmektedir.

2019 yılını geride bıraktığımızda dış finansmana ihtiyaç duyan gelişmekte olan ülkeleri en çok zorlayan durumun büyük ekonomilerin uygulamaya başladığı parasal sıkılaşma politikaları olduğunu söyleyebiliriz. Parasal sıkılaşmayı kısaca tanımlayacak olursak, özellikle enflasyonist baskıların çok olduğu dönemlerde merkez bankaları kullandığı araçlarla piyasadaki para arzı miktarını kısıtlayarak enflasyona sebep olan talep artışını frenlemeleri.

Çünkü talep artışı önce enflasyonu artırır, ardından merkez bankaları faiz artırmak zorunda kalır. Bu da borçlanmanın maliyetini artırır ve Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ve kırılgan olan ekonomileri olumsuz yönde etkiler.

Dünya ekonomisine geniş açıdan baktığımızda ise aslında halen 2008 yılındaki krizden çıkış aşamasında uygulanan politikaların etkisini hissediyoruz. Evet, küresel anlamda bir kriz yaşandı ve uygulamaya sokulan parasal genişleme politikaları ile merkez bankaları banka ve kurumların elinde bulunan tahvilleri satın alarak piyasayı besledi.

Kısacası likiditenin bol, faizlerin düşük olduğu bir ortam yaratılarak talep canlandırılmaya çalışıldı. Başarılı oldu mu derseniz oldu da. İktisattın temel mantığı olan “az olan değerlidir” olgusu yerini “çok para yok para” ya bıraktı. Tabii bunun bir de sonrası olacaktı. Çünkü talep artışı önce enflasyonu artırır, ardından merkez bankaları faiz artırmak zorunda kalır, bu da borçlanmanın maliyetini artırır.

Parasal sıkılaşmayı kısaca tanımlayacak olursak, özellikle enflasyonist baskıların çok olduğu dönemlerde merkez bankaları kullandığı araçlarla piyasadaki para arzı miktarını kısıtlayarak ve faizleri artırarak enflasyona sebep olan talep artışını frenlemeleridir.

Daha fazla göster

Related Articles

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Back to top button
Close